27 Şubat 2012 Pazartesi

Ay Carmela!


Bilgisayarımın şarjı az. Bi cafede ortamın uğultusundan kurtulmak için mp3 çalarım kulağımda. Aa oysa örtmenim tek başımıza bir cafeye gidip, yan masadakileri dinlememizi salık vermişti :)) Amaç insan malzemesinin davranışı, başka bi merakımız yok yani. Niyetimiz iyi :)
Öykü günleri bitti. Oranın da uğultusu sinir bozucuydu, insanların saygısızlığı bazen sinir bozuyor. Çayımdan bi yudum aldım. Pencereler buğulu, dışarıda ne yazık ki yağmur var. Evet insanlar çoğu zaman sinir bozucu malzemeler... Latife Tekin'in olduğu konuşma iyiydi. Sansür ve edebiyat. Tabi kendisi sansürü dillendirmek bile istemedi ki iktidara malzeme olmasın. İktidara çaktırmadan yapılan muhalefete tepkiler aldı. Dedi ki, edebiyatçı okurunu iktidarın giremeyeceği yerlere götürmelidir. Ben onun olduğu şeyi red ettiğim için o bana karşı.. Benim red ettiğime talip olduğu için ben o dilde konuşmaya tenezül etmedim.
Sonra Yeşim Dorman ilk baskının kadına yapılan cinsel baskı olduğundan konuya girdi. Bunun bir rüyayla resmini çizdi. Ve sevgi sansürünün gizli faşizm olduğunundan bahsederken aslında baskıladığımız sansürlediğimiz hislerin başka bir yerde metafor olarak açığa çıktığından bahsetti ki ben bunu çok sevdim ;)
Küçük bi kız gibi görünen Mine Söğüt'se, hayatta edepliysem edebiyatta edepsiz olmak isterim, dedi. Diyeceğimi demiyormuş gibi yapmaya başlarsam kendimi kötü hissederim, de dedi. Ve, iktidar ne derse desin kişinin kendi içindeki iktidarla hesaplaşmanın daha önemli olduğunu söyleyerek Latife Tekin'le ufaktan atıştı :)
Müge İplikçi, gazeteci geçmişine tekrar döndüğünü, düşüncelerini artık sadece edebiyatla anlatamamaya başladığını söyledi. Ve çoğunluğun edepsizleşmesinden ve artık bunun makbul karşılanmasından rahatsızlığını dillendirdi.
Öykü günlerinin onur konuğu Leyla Erbil beklediğimden yaşlıydı. Gel gör ki ben sadece Tezer Özlü ile mektuplaşmaları dışında kadına ait herhangi birşey okumadım şu zamana kadar. Şu zamanda ise örtmenime danışmam gerekecek :)
Yağmur gözle zor görülecek kadar azaldı. Hımmm yazarlık atölyemiz ise ilk dersten anladığım adarıyla tadından yenmeyecek. Enteresan bi kızlar voltranı oluşturduk hissine kapıldım gidiyorum. Yeni anneden tutun da deneyimli anneye, ben gibi bekarlara, boşanmışlara, işinden muzdarip olanlara, işini bitiren emekli olanlara bütün kızlar toplandık modundayız.
Örtmenimiz daha ilk dersten ödevi verdi ki ben o ödevi tadını çıkara çıkara yapmak istediğimden hala başlamadım. Zira ödevden korkmuyor da değilim çünkü ödev kazık! Kendinle yüzleş, diyor! Sevinçli bir telaş içine soktu bu ödev beni.
Bu iyi işte, yağmur dindi. Akşama kedi'deyiz. Kedi iyi, ellerinizden öper.
Ay Carmela deyip, deparı atıyorum!

8 yorum:

AVRAM dedi ki...

Örtmeninle içmişim rakıyı, pek sevdiğimiz ve düşkünü olduğumuz muhabbetimizi yapmış eve gelmişim. Bi baktım ki Ay Carmela!.Pek severim. Üstelik günün mana ve ehemmiyetine çok uydu. Bizim dokuz sekizlik Ninjadan fî tarihinde, Abel Paz'ın "Halk Silahlanıncaéyı almıştım ayıla bayıla. Haniyse, havada kapmıştım. Malum,Durruti'nin hayatını, İspanya İç Savaşını fonda kullanıp anlatır. Meğer herifçioğlu benim hesaba işlememiş iyi mi. Zaten hesabı kabartmışım haftaya veririm derken bi de bu kitapçıktı iyi mi. Ben tam, ayy Caramelam yaktın beni derken, sen buradan Ayy Carmela dedin yine hatırlattın. Gelelim öykü günlerine. Yok gelmeyelim, elde notlar var bir ara yazacağım zaten. İnsanlar o güzelim atışmayı anlamayıp saçma sapan yorumlar yapıyordu ya,ona dellendim ben. Birisinin üstüne de uçacaktım ama sağolsun örtmenin engel oldu bana. Gerçi garibim, telef oluyor benim o hallerim yüzünden ama.. Napayım, adam salak. Örtmeninin sözünü dinle, sigaraya güvenme.:P böyle bi şey vardı di mi.. Örtmenin iyidir,iyi.:))

Arkaik Harfler dedi ki...

avram rakı sana yaramış yavrum :) edebi metin döşemişin yorum diye :) örtmenim iyidir iyi maşallah!

sırrakalem dedi ki...

nea??? kafede oturup milleti mi dikizleyeceksin? cık cık cık... çok ayıp!

10. izmir öykü günleri fena sayılmazdı, benim de en keyif aldıklarımdan biriydi "iktidar ve sansür". diğeri ise "kısa öykü" idi, onu kaçırdın. dinleyiciler biraz uyuz etti ama yine de keyif aldım ben.

kedi etkinlikleri tam gaz... daha da iyi olacak. ve sen asıl iyi olanları kaçırdın ya, ben ona yanıyorum :)

hazır hevesliyken ödevini yap bence. sonra o heves kaçıveriyor. yazarlık atölyesi yeni grup bence de hoş bir grup oldu. keyifli olacağı ilk günden belli, atölye sonunda yüzler gülüyordu. ileride daha da keyifli olacaktır. hatırlasana eski yazarlık grubumuzu, gül, turan, gurur falan az mı eğlenmiştik. özellikle de gül'ün yazdıklarını eleştirirken... :))

ayrıca avram, "annenin sözünü dinle, sigaraya özenme" idi o, güvenme değil :)

Arkaik Harfler dedi ki...

her şeyin en güzelini kaçırmış bi halim var :)))
gül'ü unutmak mümkün mü, daha dün gibi 10 sene öncesi :)
ödevimi yarın yapcam, notlarımı da temize çekcem ohh!

AVRAM dedi ki...

Ahh sen bi de örtmenin meydana çıkana kadar yazdığım yorumları göreydin; pehhh.. Şimdi vakit bulamıyorum örtmenin yüzünden.:P
Rakı içmeme gerek yok evladım, bu benim normal halim.:P
Sırrakalem, ha özenme, ha güvenme.. 35 likten sonra ikisi de aynı şey.:P

sırrakalem dedi ki...

konuşurken sorun yok da, yazarken çıkıyor galiba rakının etkileri :P

Arkaik Harfler dedi ki...

ben sana demiştim :)

AVRAM dedi ki...

Öpüjeem.:P